HunterxHunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HunterxHunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2019 Cumartesi

Karakter Kadrosu ile Mest Eden 8 Anime




Bilirsiniz kategorize etmeyi ve sıralamayı çok severim :D İzlediğim animeler içinde en beğendiklerim genelde karakter kadrosu çok geniş ve renkli olanlar oluyor. Japan kafası çok başka çalıştığı için genel anlamda özellikle shounenlerde karakter kadrosu çok derin ve geniş oluyor. Karakterlerin fiziksel tasarımları, kişilikleri, güçleri hatta kişilikleri ile güçleri arasındaki bağlantı öyle tasarlanmış animeler var ki görünce aynı Hinata gibi tepki veriyorsunuz dfgjshgjs



Kendi kültürlerini ele alarak doğu ve batının özellikle doğaüstü kurgu tasarımı arasında fazlası ile fark olduğunu görüyorum. Belli başlı seriler dışında Amerikan çizgiroman dünyası bana sorarsanız yerinde sayıyor. Innovation denilen terim eksikliği diyebilirim. Yıllardır aynı karakterler ve olay döngüsü üzerinde sürekli aynı kahramanların maceraları bence artık yeniliği hakediyor. Mesela ilk Batman filminden sonra kaç tane Batman filmi çekildi Allah bilir? Ve hep kendisini tekrar eden tarzda. 

Amerikan çizgi roman sevenleri dediklerimi yanlış anlayabilir ama demek istediğim şey şu: Bana kaç tane orijinal tasarlanmış karakter örneği verebilirsiniz? Şimdi kabul ediyorum, Joker, Deadpool gibi karakterler hem çizgiroman için hem de onu yorumlayan oyuncular için konuşursam oldukça orijinal karakterler. Ancak sayıları az ve karaktere yorum katmak babında bence çoktan doruk noktasına ulaştı. Ancak Uzak Doğu için bu geçerli değil. Üretildi ve üretilmeye devam ediyor. Manga ile Amerikan çizgiromanı karşılaştırması dışında animasyon ve animeleri karşılaştırırsak da keza öyle.  Doğaüstü kurgu ve tasarımda Uzak Doğunun geri kaldığı tek alan bence drama kısmıdır. Konuyu uzatmamak adına tek bir örnekle açıklayacağım: Lord of the Rings Japon yapımı olsaydı Allah korusun :D Ay keşke bizim animasyon ve çizgi roman dünyamız Kötü Kedi Şerafettin den öteye gidebilse. Aslında Tarkan gibi kendi mitolojimizden köken alan zamanında çok güzel çizgiromanlarımız olmuş ama bizim iş karikatürden öteye gidemiyor. Tarkandan konu açılmışken bence Tarkan serisine kesinlikle remake gelmeli!!! Yönetmeni de Kartal Tibet olmalı!!! Bak gaza geldim:




Asıl meseleye dönecek olursam sizlere karakter kadrosunun renkliliği açısından ilk sıralara koyduğum animeleri sıralayacağım. Siz de benim gibi karakter tasarımına önem veriyorsanız ve sayacağım liste içinde izlemediğiniz anime varsa şiddetle öneririm.  Onun dışında sayacağım animeler kadar renkli kadrosu olan animeleri bana önermeye üşenmeyin :)

Tanıtım ve sohbet bir yerlerde alıntı olmayacağı için içerik spoiler içerebilir, bilginize :)


1) Kuroshitsuji



İlk Sezon Yapım Yılı: 2008
Şirketi: A1 Pictures
Tür: Gizem, Doğaüstü, Komedi, Tarihi, Shounen

Yeni Çağ İngilteresi'nde geçen bir hikayesi var. Phantomhive adlı bir ailenin malikhanesi ateşe verilir ve aile öldürülür. Olaydan bir yıl sonra ailenin genç çocuğu malikhaneye hiçbir şey olmamış gibi her şeyi ile ortaya çıkar. Yanında da gizemli, elinden her iş gelen bir uşak vardır. Bu genç çocuk kraliyet adına dedektiflik yapmaktadır. Aslında işin özü Ciel Phantomhive ailesine bunu yapanlardan intikam alması amacı ile bir şeytanla anlaşma yapar. İntikam alındıktan sonra şeytan onun ruhunu yiyecektir. Anlaşma yapan şeytan, gurme bir şeytandır ve saf ruhların peşinden koşmaktadır.

Bu serinin en büyük handikapı serideki bazı doğaüstü varlıklar yüzünden serinin shounen ai sanılması. Aslında melek ve şeytan kavramlarına bakacak olursanız bu varlıklar cinsiyetsiz varlıklardır ve sevgi, aşk gibi kavramları cinsiyetinden soyutlarsanız ortada rahatsız olacağınız bir durum kalmaz. Ek olarak sizi rahatsız edecek bir tek sahne bile yok seride.

İkinci handikapı finali. Seri totalde 4 sezon. Ana konuyu içeren ilk iki sezonu. Diğer sezonlar yan hikaye gibi bir şey. Üzülerek belirtiyorum ki sezonlardaki finalle manganın alakası yok. Mangası hala devam etmekte. Ancak yine de ikinci sezonunun finali şok edici ve ters köşe yapıcı olması sebebi ile kimileri çok seviyor kimileri beklediğini bulamadığı için beğenmiyor. Bana kalırsa gayet güzel sonunu tahmin edemediğim bir finali vardı. 



Gelelim asıl konumuza. Karakterleri... Ana karakter Ciel, yaşına göre oldukça ilginç bir karakter. Küçük bir çocuk olmasına rağmen başına gelen olaylarda verdiği net kararlar ve ruhunun bozulmaması... Sanırım Sebastian'ı cezbeden şey o. Sebastian için çok bir şey demeyeceğim. Neden sevildiği ortada :D Bu serinin ana karakterleri çok başarılı tasarlanmışken bir de bunlardan daha sağlam tasarlanmış yan karakterlerine değinelim:

Yasak ölüm tırpanı bulundurmaktan sabıkalı, şeytana aşık olan ölüm meleğimiz Grell Suttcliff :D yaaa favori karakterim :D

İlginç espri anlayışı ile Undertaker

 Birbirinden ilginç malikhane personeli


Dost mu düşman mı belli olmayan Çançinçon abi


Serinin en çarpıcı karakteri olan Madam Red



Genel kadrodaki karakterlerden bahsetmeyi mantıklı buldum. Yan sezonlardaki karakterler de renkli ama ana kadro yakıyor :D 





2) Soul Eater



İlk Sezon Yapım Yılı: 2008
Şirketi: Bones
Tür: Doğaüstü, Aksiyon, Okul, Shounen

Ölüm Tanrısı olan Shinigaminin özel teknisyen okulunda iki tür öğrenci var: Silah teknisyenleri ve tırpan olacak olan silahlar... İkişer ya da üçer kişilik grup kurarak ideal shinigami ve ölüm tırpanı olabilmek için 99 iblis ve 1 cadı öldürmek zorundalar. Seri annesi gibi iyi bir teknisyen olmak isteyen Maka Albarn, onun ölüm tırpanı olacak olan Soul Eater ve arkadaşlarının çevresinde geçmektedir. Openinginden tut kurgusuna kadar her şeyini çok sevdiğim serilerden birisidir.



Bu da finali beğenilmeyen bir seridir. Çünkü herkesin beklediği dehşetül vahşet bir çarpışma olmadan kötü karakter yenilmekte :D Ama finali bence harika biten bir seridir. İlk Opening videosunu, şarkısını acayip severim. Buraya bırakayım:



Karakter tasarımına geçecek olursak Shinigaminin biricik oğlu çok güçlü ama o anormal simetri hastalığından ötürü bir türlü o gücü gösteremeyen Death the Kid, kendisini tanrı sanan Black Star ve  deli raporu almaya namzet öğretmenleri Frank Stein, anime tarihinin en narsist karakteri olan Excalibur gibi kıyafetlerinden kişiliğine her türlü orijinal tasarlanmış konusu çok sağlam bir seridir. Öneririm.



3) HunterxHunter



İlk Sezon Yapım Yılı: 1999
Şirketi: Madhouse
Tür: Gizem, Macera, Aksiyon, Shounen, Doğaüstü

HunterxHunter için bir adet inceleme yazım mevcut. Linke buradan ulaşabilirsiniz.
Direkt karakter tasarımına değinecek olursam:
Başka bir anime izlemedim ki karakterleri bu kadar şık, bu kadar değişik tarzları olsun. Hemen her karakterin kendisine has aksesuarı, kendisine has bir duruşu, bir kıyafeti ve kişiliği mevcut. Güçlerine değinmiyorum bile. İzlediğim en şık animelerden birisidir ama mangakasını gene küfürle yaad etmeden geçemeyeceğim. Buradan kendisinin eşi olan, Türkiye'de de epey ünlü olan Sailor Moon mangakası Takeuchi Naoko'ya sesleniyorum:
Kick your husband ass!!!!
 Bu gidişle serinin adı HiatusxHiatus olacak :D  


 Ek olarak HxH için şunu söyleyebilirim: Serinin hemen hemen tüm yan karakterleri için özel yan hikaye oluşturulabilir. Hemen hepsinin bir hikayesi var. HxH kendi çapınca dünyası çok geniş bir anime olduğu için sonsuz yan hikaye oluşturabilirsin.



4) Gintama



İlk Sezon Yapım Yılı: 2006
Şirketi: Sunrise
Tür: Komedi, Parodi, Bilim kurgu, Samuray, Tarihi, Shounen, Dram
Türlere gel :D 

Favori animem, orası kesin. Gintama çok ilginç bir seri. Bazıları ilk bölümden çok sever, bazıları on defa şans verse gene de ısınamaz. Bunun en büyük sebebi karakterlerin klasik anime izleyenlere aşırı absürt gelmesidir. Özellikle ilk absürt komedi animeniz Gintama ise sevmeniz zorlaşabilir. Karakterlerin hemen hepsi o kadar farklıdır ki karakterlerin tarzlarına alışmadan sevemezsiniz. Gintama parodilerle dolu bir anime olsa da sizi asıl güldüren şey karakterlerin absürtlüğüdür. Buna alıştığınızda da sizin için favori animelerinizden birisi olur. 



Gintama gidişatı üç ile beş bölüm süren arclar arasında doldurma bölüm şeklindedir. Atıyorum bir arcta karakterlerin başına bir şey gelir ve siz merakla karakterlerin nasıl bir şeye dönüştüğünü tek tek merak edersiniz. Verdikleri tepkiler aslında o karakterin mizacı gereği hep verdiği tepkidir ama sizin için vazgeçilmez komedi örneği olur. Mesela düşmana körili yemekle saldırırlar. Düşman körili yemekten kaçınmak için onu yer ve içine koydukları zehir yüzünden ishal olurlar. Ama Kagura da ishal olmuştur çünkü hazırlanan yemekten dayanamayıp yemiştir hahahahah Kagura yaaa odan daha sevimli pre ergenlik çağında bir anime karakteri bulamam sanırım :D Her karakterin gri tarafı vardır. Adam yakışıklı güçlü ve karizmatiktir ama kahveye bile mayonez koyacak kadar mayonez manyağıdır. Adam Edodaki tüm polis departmanının amiridir ama gözlükleri konuşma şekli ve davranışları ile yakuza patronuna benziyordur. Kadın çok güçlü, asil, saygı değer ve aklı başındadır ama yemekleri kimyasal silah olarak kullanılabilir. Adam babacanlığı, samimiyeti, saflığı ve dürüstlüğü ile milyonları peşinden sürükleyebilecek bir liderdir ama sakal kir kıl bok içinden çıkamaz :D 



Ayh aman neyse Gintama hakkında yıllarca konuşabilirim, daha fazla sıkmayayım :D 


5)Bleach



İlk Sezon Yapım Yılı: 2004
Şirketi: Pierrot
Tür: Doğaüstü, Shounen, Kılıç, Aksiyon

Yani serilerin çoğunun shounen olmasını doğal karşılıyorum. Özellikle uzun soluklu shounenlerde karakter kadrosu kalabalık ve renkli oluyor. Bleach'in konusundan bahsetmeyeceğim. Ancak karakterler, kılıçları ve kılıçların güçleri olsun tasarımını beğendiğim bir seridir. Özellikle Kubo Sensei'in karakterlerin hepsinin kişiliğini burçlarına göre yapması da beni cezbeden şey.
Bleach'in kendi adıma en çarpıcı karakteri kesinlikle Kenpachi. Ulqiourra, Mayuri, Urahara, Neliel ve Harribel tasarımını ayriyeten çok beğendiğim karakterleri. Tipik karakterleri ile de kendisini beğendiren bir yapım. Her türlü Kubo'nun tasarımını beğeniyorum. Keşke gücendirmeselerdi adamı...




6) Bungou Stray Dogs



İlk Sezon Yapım Yılı:2016
Şirketi: Bones
Tür: Seinen, aksiyon, komedi, gizem

Tasarımı acayip orijinal bir seri. Serideki karakterler Japon edebiyatı yazarları ve kişilik ve güçleri kitaplarından alıntı. Konusu şu şekilde: Yaşını doldurup yetimhaneden atılan bir gencin nehirde intihar etmeye çalışan bir adamı kurtardıktan sonra o adamın dedektiflik bürosunda çalışmaya başlamasını konu alır. 



Bungou için söyleyebileceğim tek eksik yan anlamsız mimikler. Onun dışında şıp diye izleyeceğiniz müthiş bir aksiyon serisi. Karakter tasarımına aşırı önem veren bendeniz şunu söyleyebilirim. Uzun kült shounenlerin devri bittiğinden beri izlediğim animeler içinde özellikle 2012'den sonra beni tatmin edecek tasarımda karakter göremedim. Ancak Osamu Dazai, son 10 yıl içinde tasarlanmış en orijinal karakterdir bana göre. Gerçek Osamu Dazai'den alıntılanmış intihara meyilli kişiği ve orijinal intihar fikirleri, hafif lakayıt hafif ciddi tavırları, gerekmedikçe kullanmadığı gizemli gücü ve dış görünüşü ile iyi ki tanımışım dediğim bir karakter oldu. Seride Osamu Dazai kadar olmasa da tasarımı çok orijinal karakterler de mevcut ama Dazai bebeğim aldı götürdü beni :D 





 7) Jojo's Bizarre Adventures



İlk Sezon Yapım Yılı: 2007
Şirketi: David Production
Tür: Aksiyon, macera, gizem, tarihi, doğaüstü

Jojo, yenilerde tanıştığım bir seri. Seriyi izlemeden önce hep şey derdim: Dünyada en spesifik hayran kitlesine ait animedir herhalde. Gerçekten de öyleymiş. Konusundan kısaca bahsedelim: Hikaye orta çağ İngilteresinde başlar. Zengin bir beyefendinin oğlu olan Jonathan Joester, evlatlık olan zeki, güçlü ve kurnaz üvey kardeşi Dio'nun zulümlerine karşı koyabilmek için kendisini geliştirmiş ve güçlü kılmıştır. Dio, evin içinde bulduğu antik taş maskenin vampire dönüştürdüğünü keşfeder ve üvey babasını zehirlemeye çalışmasını ortaya çıkaran Jonathan sayesinde tüm foyası ortaya çıkar. Jonathan ise kendisine asırlar sürecek olan dostluklar kurup bu taş maskeyi yok etmek ve Dio'yu öldürmek için Dalga adı verilen vücut enerjisini kullanmayı öğrenecektir. Ancak bu mücadele hemen bitmez. Joester ailesi nesiller boyu kötülükle mücadele edecektir. Tabii bu kötülük de kullandıkları dalga da zaman geçtikte evrim geçirecektir. JoJo lakabı nesillerin genelde isim ve soyisimlerinin Jo ile başlamasından kaynaklanmaktadır. Jojo Dio'nun bu sülaleye taktığı lakaptır. Animesi şu anda beşinci nesilde, henüz o bölümleri izlemedim ama 4. nesil 1999 Japonya'sında geçiyorsa muhtemelen günümüze yakın bir çağdadırlar.

Gelelim karakter tasarımına;

Serideki tüm karakterlerin ilginç aksesuarları mevcut. İlginç kişilikleri mevcut. Ancak bu seriyi diğer serilerden en çok ayıran şey aksesuarların acayip absürt olması. Erkeksi karizmatik zeki kötü karakterin neden fosfor yeşili kemeri ve tacı var :D 
 



Diğer değineceğim konu karakterlerin ilginç replik jest ve mimikleri. Kakyoin'in rerorero su gibi :D Joseph Joester'ın karşıdaki kişinin repliğini önceden tahmin etme huyu gibi :D İlk Parttaki antik çağdan kalma destansı replikler zaten Jojo'da alışmanız gereken ilk şeydir :D Bir de eşek kadar 2 metre boyundaki adamların efemine tavır ve yürüyüşleri, ilginç sinirlenme belirtileri hahaah orijinalliğine kahrolduğum bir seridir.

Baaaak öfkeleniyorum :D Hayır, gerçek hayatta da öfkelenince böyle yapar oldum ben :D




Jojo için iki tane değişik özellik daha söyleyeceğim: Birincisi aşırı renkli bir çizgi roman okuyormuşsun gibi olan çizimleri. Bazı sahnelerinde ünlemlerin yazı olarak görünmesi falan çok orijinal bir seri. İkincisi 300'den fazla anime izlemişimdir. İçlerinde hayvana eziyet edilen hayvanın öldürüldüğü çok seri hatırlamıyorum ama JoJo'da çok kolay bir şekilde bir hayvana tekma atıldığı öldürüldüğü açık seçik gösteriliyor. Her şeyi ile ilginç bir seri. Jojo'da güncele gelirsem özel bir inceleme yazısı yazabilirim. Şimdilik burada bırakalım.



8) Working!!



İlk Sezon Yapım Yılı: 2010
Şirketi: A1 Pictures
Tür: Komedi, Slice of Life


Working hakkında daha önce bir tanıtım yazısı yayınlamıştım. O yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Bu listeye girmesindeki en büyük etmen bir tane bile aklı başında karakterinin bulunmayışı :D Bütün karakterleri spesifik ve her animeye lazım karakterlerden :D Restoranda kılıcı ile dolaşan baş garson, sürekli uyuyan ve yemek yiyen nasıl müdür olduğu belli olmayan restoran müdürü, kaybolan karısını arayan patron ve sürekli kaybolan karısı bla bla seri müthiş orijinal karakterlerle dolu :D Herkesin izlemesi gereken bir seri olduğunu düşünüyorum :D





Karakter kadrosunun sağlam olduğuna inandığım birkaç seri daha var izlemek istediğim. O serilerden de listeye girecek olan olursa eklerim sonra, şimdilik bu kadar.

Bu listedekiler dışında hemen her karakteri size ilginç gelecek, hemen her karakterine özenilmiş ve seveceğiniz Boku no Hero Academia, Angel Beats, Nurarihyon no Mago Sennen Makyou, Haikyuu, Magi gibi serilerde de orijinal tasarımlar mevcut. Çeşitli ilginç ve sempatik karakterleri olan seriler arıyorsanız ve izlemedikleriniz varsa bunlardan da öneririm.


28 Nisan 2016 Perşembe

HunterxHunter İnceleme



Shounen görünümlü bir seinen incelemesi ile karşı karşıyayız okuyucular!

HunterxHunter (HxH) birçok animeseverin beğenerek izlediği hatta bir benzerini bulamadığı konusu çok geniş sürükleyici bir seinen. Öncelikle künyemizi bir açalım:

İsim: HunterxHunter / HunterxHunter 2011
Yapım yılı: 1999 / 2011( Yeniden yapımdır.)
Tür: Seinen, aksiyon, macera, fantastik
Hikaye: Yoshihiro Togashi
Yapım şirketi: Madhouse
Bölüm sayısı: 148
Myanimelist puanı: 9.14



Konusu: Canavarlar, bilinmeyen diyarlar, her türlü fantastik hayvan ve değişik mahlukatın bulunduğu bir dünya. Yeryüzünün birçok kısmı keşfedilmemiş. Birçok canlı türü bilinmiyor. Dolayısı ile bu dünya ortamı değişik bir mesleği ortaya çıkarmış: AVCILIK…

Gon 12 yaşlarında Balina Adası’nda büyümüş ve o ada dışına hiç çıkmamış bir çocuktur. Küçük bir bebekken babası tarafından büyükannesine ve halasına (aslında babasının kuzeni) bırakılmış ve burada yetişmiştir. Babasının çok büyük bir avcı olduğunu öğrenen Gon da böyle bir avcı olup babası ile görüşmek istemektedir. Avcılık bu dünyada klas bir meslektir ve büyük bir avcı komitesince düzenlenen bir takım sınavlarla avcı olmak isteyen kişilere bu unvan verilmektedir. 

Gon senede bir kere yapılan bu sınavlar dizisine katılmak istemektedir. Ancak halası tarafından kendisine çok nadir bir balığı avlama şartı konulmuştur. Ve kahramanımız ilk bölümde bu balığı yakalayarak avcılık sınavına girme iznini alır. Adadan ayrılır.
Konunun devamı ki bu bahsedeceğim meseleler animenin ilk sezonunda bulunmamakta: 
Avcılık denince bu animede akla hayvan, hazine gibi sıradan şeyler gelmesin. Animede hemen her türlü avcı görebilirsiniz. Ödül avcılığı, gurme avcılar, arkeolojik avcılar ki Gon’un babası bir arkeolojik avcıdır, nadir madde avcıları, hele bir de avcıları avlayan avcımız var ki bilenler anladı neyse işte öyle 



Ek olarak animede bir de nen olayımız var. Kısacası vücuttaki ruhsal enerjiyi dönüştürüp kullanmaya yarayan bir çeşit ruhsal teknik. Hemen yorum katmayayım diyordum ama animenin en sevdiğim yanlarından birisi bu: Biz bu nen olayını ilk arc ta göremiyoruz. Olaylarda bir şeyler oluyor. Evet. Ama ne olduğunu anlamıyoruz. Nen nedir? Nasıl bir şeydir? Bunu baş karakterimizle birlikte keşfediyoruz. Bu yönden chakra, yoki, ki, chi gibi ruhsal terimler geçen serilerden çok daha farklıdır.

Anime biri çok uzun ve büyük olmak üzere toplamda 7 arctan oluşmaktadır.

Animedeki nen kavramından bahsetmezsek de olmaz şimdi. Biraz karışık ama şöyle özetleyelim:
cool onion head

Nen’in kelime anlamı aslında irade gücü demek. Yani ruhsal enerjiyi kullanabilme yetisi. Ruhsal enerjiyi kullanma şekillerine göre de teknik isimleri değişmekte. Nen kavramı ruhsal enerji kullanılan diğer serilere göre daha ölümcül bir teknik. Tek başına insan öldürmeye yetebilir. Sadece salarak karşıdaki kişide ölümcül baskı oluşturabilir. Nen temelde 4 şeyden oluşur.

Ten; ruhsal enerji ile tüm vücudu kaplama olayıdır.

Zetsu; aurayı etkisiz hale getirmek oluyor. Böylece nen kullanarak seni hissedebilecekken hissedemiyor kişi. Ayrıca zetsu kullanılırken etraftaki ruhsal enerjilere daha iyi odaklanılır. Zetsudaki temel mantık ruhsal enerjiyi vücut içine hapsetmek. Böylece güç de toplanıyor.

Ren; İçe hapsedilmiş ruhsal enerjinin artırılarak salınımıdır. Dayanıklılık için önemlidir.

Hatsu; Ren salınımıdır. Ruhsal enerjinin kontrolünün sağlandığı aşamadır. Hatsu kendi içinde 6 çeşit şekilde oluşur. Kişinin hatsu şekli doğuştan gelen bir özelliktir. Bir kişi doğuştan ya da öğrenerek diğer şekillere de yatkınlık oluşturabilir. Bu yatkınlık "su kehaneti" denen bir yöntemle anlaşılır. Ondan bahsedip ayrıntıya girmeyeyim. 

 Bu 6 hatsu türü de şöyle: 

Çoğaltan: Nen kaynağı sınırsız olan tipik baş karakter için biçilmiş hatsudur. Bedenin sahip olduğu gücü artırıcı bir özelliktir. Çoğaltanların saldırıları güçlü olur. Ayrıca Hisoka çoğaltanların çok saf ve iyi niyetli olduklarını belirtir.

Salgıç: Ruh enerjisini vücuttan alıp uzakta tutabilen nen kullanıcılarıdır. Bir cisim yardımı ile ruh enerjilerini uzağa taşıyabilirler.

İdareci; canlı ve cansız varlıkları idare edebilen nen kullanıcılarıdır.

Dönüştürücü; ruh enerjisini başka bir şeye dönüştürebilen nen kullanıcılarıdır. Hisoka bunların da çok cani kişilikte olduklarını belirtir.

Efsuncu; Bir maddeyi ya da bir canlıyı oluşturabilir. İstediği zaman çağırır. İstediği zaman yok eder.

Mütehassıs; doğuştan gelen genlerle aktarılan başkalarının yapamadığını yapabilen nen kullanıcılarıdır. Bu gruba mensup çok az insan vardır. 

Bu altı şekil kendi aralarında bir dizilim göstermektedir. Bazı grup insanlar başka bir grup özellikler göstermeye yatkındır. Ancak en zor olanı Mütehassıs’tır. Efsuncular ve İdareciler sonradan bu gruba kayabilirler. 



Ek olarak En ve Gyo dan da bahsedeyim:
En: Ruh enerjisinin alanının genişletilmesidir. Nen tekniğinde var olabilecek en son seviyedir. Seride birkaç tane En kullanıcısı göreceksiniz.
Gyo: Ruhsal enerjinin bir bölgeye toplatılmasıdır. Mesela Hatsuyu görebilmek için ruh enerjisini göze toplamak bir gyo’dur.

Destan yazdım daha olaya girmeden. Uzun olacak gene. O yüzden şöyle bir planım var. İlk olarak birkaç karakterinden bahsetmek istiyorum. Hepsinden değil sadece çok ilgi çekici olanlardan bahsedeceğim. Son olarak da anime hakkında birkaç görüş bildirip konuyu kapatacağım.

Gon’dan başlayalım:



Gon Freecss’ten başlarda bahsetmiştik. Kendisi çok ünlü bir avcı olan Ging Freecss’in oğludur. Tipik bir shounen baş karakteri diyebiliriz. Saf ve iyi yüreklidir. Tabi güç olarak düşünürsek yaşına göre çok çok yetenekli olduğu için diğer shounen karakterlerinden ayrılır. Bir çoğaltandır. Çocuksu bir mantıkla bulduğu “taş kağıt makas” tekniği ile biraz Son Goku’nun Kamehameha sını andırır. Amacı bir avcı olup babasını bulup onunla tanışmaktır. Bir nevi baba avcısı diyebilirim  Ne şanssız bir çocuk! Böyle sorumsuz bir babam olsa çeker vururum. Ancak vardır bir sebebi.

Killua Zoldyck


Adı üstünde bu velet bir katil. Ünlü bir seri katil ailesinin 5 çocuğundan ortanca olanıdır. Ailenin varisi olarak görülmektedir çünkü çok yeteneklidir. Annesini bıçaklayıp evden kaçtığı için annesinin taktirini kazanmıştır sdjkdfg aileye bak  Dönüştürücüdür. Beyaz saçları, kıvrak zekası ve elektrikli bir nen tekniği kullandığı için Kakashi Hatake’nin başka bir dizide oynayan oğlu gibi görünse de özellikle o elini cebine koymuş duran tarzı ile kızların acaba yetişkin bir erkek olduğunda nasıl olur diye merak ettiği güzide yan karakterimiz.
ahaaah onion head

Kurapika


Kız mı erkek mi diye bayağı düşüneceğiniz bir efsuncu. Serideki en zeki karakter olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bir erkektir. Kurapika’nın hayatı biraz Sasuke’yi andırmakta. Heyecanlanınca öfkelenince göz renklerinin nadir bir kızıl renge dönüşmesi ile ünlü bir klandan gelmiştir. Ancak klan sırf bu gözler için katledilmiş sadece Kurapika hayatta kalmıştır. Ek olarak spoiler ın babasını bırakayım buraya. Nen kullanırken göz rengi açığa çıktığında Kurapika Mütehassıs olmaktadır.

Hisoka


HxH deki favori karakterimdir. Sapkınlığın ve villianlığın bir başka boyutudur. Her yerde derim. Burnumu kanatan tek anime erkeğidir.
bled1 onion head
 28 yaşında kızıl saçlı kendisine has giyim, saç ve makyajı ile en orijinal tasarlanmış villianlardan birisidir. Nen tekniği de kendisine has orijinalliktedir. Bir dönüştürücüdür. Ruh enerjisini bir lastik gibi uzatabilmekte ve sakız gibi yapıştırabilmektedir. Hisoka’nın güçlü avcıları ve potansiyel gücü olan kişileri bulup onları yenip öldürme gibi sapkın bir zevki vardır. Kendi tabiri ile meyvenin dalında olgunlaşmasını izleyip en olgun halinde onu yemeyi sever. Kendisinin en güçlü olduğunu düşünür. Bu yüzden potansiyel gördüğü Gon ile Killua’ya ve onların nen tekniğinde gösterdikleri gelişmelere çok ilgilidir. Hatta bu gelişmeden ve güçlenmeden cinsel haz bile duymaktadır. Bu gelişme aşamasında birçok arcta kahramanlarımızla karşılaştığı için bazı durumlarda onlara yardımı da dokunur. Seriyi en eğlenceli kılan karakter bence Hisoka’dır. Selamlığımın sapığı panda 19


Isaac Netero


Avcı Komite Birliği’nin başkanıdır. Kendisinden daha güçlü bir nen kullanıcısı olduğu sanılmamakta ki biz de özellikle Kimera Karınca Arc’ında yeteri kadar görmekteyiz yeteneklerini. Onca HxH karakteri arasından özellikle seçme nedenim nen tekniğini elde etme şekli. Aslında bir Budist yolu yöntemi ile nen tekniğini geliştiriyor. Teknik şöyle: Netero Başkan yaz kış demeden her gün 10000 adet şükür yumruğu sallıyor. Şükür yumruğu bir dua sonrası tanrıya duyulan minnettarlığı göstermek için salladığı yumruk. İlk denediğinde sabahın köründen gecenin yarısına kadar sürüyor. Fakat 4 yıl boyunca (yanlış hatırlamıyorsam 4) bunu gece gündüz yapıyor. Belli bir miktar süre sonra Netero Başkan sabah başladığı 10000 şükür yumruğunu bitirdiğinde henüz öğlen olmadığını keşfediyor. Yani adam öyle bir seviyeye geliyor ki saniyede 10000 yumruk atmış gibi bir teknik. Çoğaltan olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Heheheheyyyt Togashi Sensei! Zekana kurban! bliss smiley Nasıl bir teknik bu öyle! Netero Başkan neşesi, enerjisi ve o iki parmağını kalbine saplarken "İnsanları küçümseme karınca!" demesi ile gelmiş geçmiş en baba karakterlerden birisidir.

Chrollo Lucilfer


Burada biraz ayrıntıya girelim. Kurapika'nın klanının katledildiğini söylemiştik. Bu işi yapan ekip özel nadir şeyleri toplayan özel nen kullanıcılarından oluşuyor. Lucilfer abimiz bu grubun reisi. Yani örümceğin başı. Küpeleri kahrediyor beni orası ayrı. Zeki ve yakışıklı birisi. Ancak nen tekniği dehşet-ül vahşet! Kendisine ait bir defteri var ve bu deftere karşılaştığı dokunduğu gördüğü nen tekniğini yazıp o teknikleri kopyalıyor. Killua'nın büyükbabasının bizzat övgüsünü kazanmış bir avcı. Aman Allahım! Seiyûsu Mamoru Miyano imiş! Daha çok sevdim şimdi bu karakteri 
love onion head

Kite


Kite kısaca söylemek gerekirse Gon'un babasının öğrencisi ve bir çeşit böcek davranış araştırmacısı. Değineceğim iki yanı var. Birisi iğrenç burnu  diğeri ise nen tekniği. Ne tür nen kullanıcı olduğu söylenmemiş ama bence efsuncu. Kumar oyun cihazı gibi bir şey çağırıyor. Bu cihaz kendi çapında loto gibi bir şey oynuyor. Birden ona kadar herhangi bir numarayı çıkarıyor ve her numara bir çeşit silahı temsil ediyor. Şimdiye kadar bir tırpan, bir tüfek ve bir kılıç gördük sanırım. Değişik ve şansa bağlı olan bir teknik. Ama bahsetmeye değer buldum.


Neferpitou


Seride görebileceğiniz en baba mütehassıs. Aynı zamanda daha önce bahsettiğim En olayında coşmuş bir varlık. Varlık diyorum çünkü bir kimera karıncadır kendisi. Seride kötü karakterler içinde yer alıyor. Ancak bir çok olayda etkisi çok büyük bir kötü karakterdir. Gon'un en baba power up alma sebebidir. Ama o kedimsi tavırları çok tatlı
 


Meruem


La her kötü karakter böyle olsa keşke! Meruem'in karakter tasarımı, kişiliği Togashi Sensei'n karakter tasarımında ne kadar yaratıcı olduğunun bir kanıtıdır. Şöyle anlatacak olursak Meruem kimera karınca kralıdır. Bir evrim sürecinden geçtiği için dünyaya da hükmetme hakkını kendisinde görüyor. Evrim ağacında insandan üstün olduğunu düşünüyor ki bence de öyle. İlk ortaya çıkışından sonra kendisine kattığı deneyimler davranış değişiklikleri ve düşünce tarzı onu tam bir kral yapmakta. Ki Netero vs Meruem'deki replikleri hatırlayalım. Kabaca şöyleydi:

Meruem: Bu dünyaya baktım ve bir sürü kendisine kral diyen toplumu yönetemeyen sadece kendisini düşünen sahip olduğu topluma adaleti getiremeyen bir sürü lider gördüm. Bunların hiçbirisi kral olmayı haketmiyor. Bu dünyaya hükmedip gerçek kralı göstereceğim. Önceden insanları öldürmem gerektiği kanısındaydım. Ancak anladım ki her canlının bir yaşam değeri vardır. Onlardan bir şeyler öğrenebilirim. Bir işe yarayabilirler.

Netero'nun düşüncesi ise şu olmuştur: "Sözleri kalbime ulaşmadan evvel bu işi bitirmeliyim."

Bence günümüz dünya koşullarında ideal bir yönetici Meruem. Ve Meruem'in aşkla tanışması zaten başlı başına psikolojik bir şey. HxH'nin shounen dövüş cart curttan ibaret olmadığının kanıtıdır. Mütehassıs olduğunu söylememize gerek yok herhalde 




Seride bir sürü bir sürü baba yan karakter bulunmakta. Zeka bakımından coşmuş çok sayıda karakter olması seriyi daha da bir kaliteli yapmakta. Ancak ben bir kaç tanesinden bahsettim. Sizi sıkmak istemedim. Gelelim seri için kişisel değerlendirmeme:

Mangasının nisanda tekrar başladığını biliyorsunuz. Konu çok geniş ve her yöne uzayabilir. Bir sürü yan hikaye baba arc geliştirilebilir. Togashi Sensei üşenmez ve bizi Hisokasız bırakmaz inşallah ne diyeyim... Seride ilerde bir bölüm olur mu bununla ilgili ama ben Gon'un asıl yeteneklerinin annesinden gelme olduğunu düşünüyorum. Çünkü annesi tam bir muamma. Ya öldü ya da Gon'un bambaşka bir yerde yetişmesine neden olacak bir engeli var. Kesinlikle Gon'un annesi ile ilgili birkaç bilgi olmalı ilerleyen vakitlerde. Çatlar ölürüm ben
 calm down crazy rabbit
Ama bence annesinde En kontrol edememe ve buna bağlı bir hafıza kaybı mühürlenme gibi bir durum olacak. Togashi Sensei benim kadar kafa yoruyor mu acaba 

Bir eleştirim açılış kapanış müziklerine...Bölüm sayısına göre çok az şarkısı var. Tabi Fairy Tail gibi 5 bölümde bir şarkı da değişmesin. İnsan hepsini aklında tutamıyor. Ama en azından 7 arca 7 açılış 7 kapanış şarkısı olmalıydı. OST leri iyi ona bir sözüm yok.

En önemli herkesin düşüneceği şey baş karakterin yaşının küçüklüğü. 11-12 yaşlarında olması seriyi seinenden shounene kaydırıyor. Yaşına göre Gon çok yetenekli bir baş karakter. Ancak keşke en azından 18 yaşının üstünde olsaydı. Kolu falan koparken içimiz daha az cızlardı. Gerçi o sempatikliği kalmazdı. Ayrıca şu anki haline bakarsak Gon 18 li yaşlara geldiğinde yenilmez olur. Hele Killua'yı düşünemiyorum bile

HxH'nin diğer animelerden farklı olan bir diğer yönü ise: ALFABE'si. Dünya bizim dünyamızdan farklı olunca kağıtlarda Japonca harf değil de bilmediğimiz bir alfabe kullanılmış olması çok daha akla yatkın, gerçekçi. Tıpkı Yüzüklerin Efendisindeki Elfçe gibi seriyi daha gerçekçi kılıyor.

Bir diğer öveceğim konu karakterlerin giyim tarzları. Çok şık bir anime HxH Yani özellikle aksesuarlar çok orijinal. Saçlara takılanlar, küpeler, makyajlar, dövmeler... Tarz bir anime. Bu yüzden mangakanın gerçek hayatta nasıl bir giyim tarzı var merak ediyorum. OMG bakmaz olaydım 



Seride en sevmediğim şey anlatıcı. Anlatıcı bazı bölümlerde beni kahrediyor. Şimdi anlıyorum seride bazı dövüş sahneleri var hemen hepsi saniyeler içinde gelişiyor. Sonra aynı anda birden fazla vsler atılıyor. Orda saniyeler içinde gelişen olayları anlatmak için üçüncü bir şahısa ihtiyaç var. Ama insaf hacı 20 dk lık animenin 10 dksı konuşan anlatıcı mı olur? Olur da 2017 de falan animesinin devamı gelirse burdan yetkililere sesleniyorum umudum olmasa da kaldırın o anlatıcıyı ordan! Anlıyoz biz sahneleri 

Ek olarak iyi mi kötü mü bilmediğim bir özelliğinden bahsedeyim HxH'nin. Bazı karakterlerin cinsiyetleri göründükleri gibi değil. Mesela Kurapika'nın erkek olması. Killua'nın kimono giyen kardeşi Kalluto bir erkek. Küçük kardeşi Alluka bir erkek. Bu kadar görüntüsüne aldandığımız karakterler var şu sahneyi görmesem Hisoka da kız mı acaba diye sorardım 




Kaç sayfa yazdım lo? Daha resim falan da ekleyecem heheheyyyttt destan yazmayı nasıl başarıyorum anlamıyorum. Neyse umarım sizi sıkmayan bir inceleme olmuştur. HxH severler keyifle okurlar. Hanüz animeye başlamamış olanların başlayası gelir. Gerçi onlar okumasın ya bazı yerlerde çok spoiler çaktım. Affola